anasayfa
Kapat
  • PAYLAŞ

CEZA HUKUKUNDA UZLAŞTIRMA

AnasayfahukukCEZA HUKUKUNDA UZLAŞTIRMA

CEZA HUKUKUNDA UZLAŞTIRMA

Ceza Hukukunda uzlaştırma Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenmiş olan dava ile tarafsız bir kişinin suçun faili ve mağdurunun arasında arabuluculuk yaparak problemleri çözmeye çalıştığı bir kurumdur. Uzlaşma Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda 253. Madde ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu kurum yargının iş yükünün azaltılması ve yargılama sonuçlarına daha hızlı ulaşılması için oluşturulmuştur.

Türk Hukukunda bu kurum ilk kez yeni Ceza Muhakemeleri Kanunu ile düzenlenmiştir. Uzlaştırma ile mağdur içinde bulunduğu uyuşmazlığın çözümlenmesinde aktif bir rol oynamaktadır. Bunun sonucunda kendi iradesinin etkili olduğu sonuç ortaya çıktığı için intikam alma duygusu ortadan kalkacak ve toplumsal barış ve huzur yeniden sağlanacaktır. Ayrıca uzlaştırma usul ekonomisi açısından da çok faydalı bir müessese olarak kabul edilmektedir.

Uzlaştırma soruşturma aşamasında yapılabileceği gibi bu kuruma kovuşturma aşamasında da başvurulması mümkün olacaktır. Uzlaştırma yapabilmek için belirli özel şartlar vardır. Her suç için uzlaştırma yoluna başvurmak tabi ki de mümkün olmayacaktır. Uzlaştırmaya tabi suçlar kanunda açıkça sayılmıştır. ( CMK md.253/1). Bu cezalar is şunlardır;

  • Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar
  • Şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın TCK’da yer alan

-Kasten yaralama,

-Taksirle yaralama,

-Tehdit,

-Konut dokunulmazlığının ihlali,

-Hırsızlık,

-Dolandırıcılık,

-Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması,

-Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ve belgelerin açıklanması suçu,

  • Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlardır.

Ancak soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilmesi mümkün değildir. (CMK md.253/3)

Uzlaştırma Süreci

Uzlaştırma sürecinin başlayabilmesi için tabi ki öncelikle suçtan zarar görenin şikâyette bulunması gerekmektedir. Şikâyet hakkının kullanılmadığı durumlarda uzlaştırmaya başlanması mümkün değildir. Şayet uzlaşma yoluna başvurulmuş ve bunun sonucunda başarılı bir sonuç elde edilmiş ise Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenlemeyecektir. Fakat bu süreç sonucunda taraflar aralarında anlaşamazlarsa Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenler ve mahkemenin de kabul etmesi ile birlikte dava açılmış olur.

Uzlaşmaya tabi suç bulunması halinde Cumhuriyet Savcısı veya onun talimatı üzerine adli kolluk görevlisi, şüpheli ve mağdura uzlaşma teklifinde bulunur. Bu kişilerin reşit olmaması durumunda ise teklif bu kişilerin kanuni temsilcilerine yapılacaktır. Uzlaşma teklifinde bulunulmasından itibaren üç gün içerisinde karar bildirilmez ise teklif reddedilmiş sayılır.

Suçtan zarar gören ya da mağdurun birden fazla kişi olması durumunda ise uzlaştırma yoluna gidilebilmesi ancak tüm mağdur veya suçtan zarar görenlerin bu uzlaşmayı kabul edilmesine bağlıdır. Uzlaştırma müzakereleri gizli bir şekilde yürütülmektedir. Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde bu yola tekrar başvurulması mümkün değildir. Ancak taraflar mahkemeden ayrı olarak kendi aralarında uzlaşmışlar ise bunu bir belge ile ispat etmeleri durumunda uzlaşma yolu kabul edilmiş sayılacaktır.

Ayrıca uzlaşma görüşmelerinde yapılan açıklamalar ve gösterilen belgeler bu uzlaşmanın başarısızlıkla sonuçlanması durumunda başka bir soruşturma ya da kovuşturmada delil olarak kullanılamayacaktır. Bu düzenlemenin yapılmasının sebebi müzakereler sırasında tarafların birbirlerine karşı dürüst davranmalarını sağlamak içindir. Çünkü kanunda bu şekilde bir ibare bulunmasaydı bu görüşmeler sırasında kişiler beyanlarını rahat bir biçimde aktaramazlardı. Bunun sonucunda ise birçok uzlaşma müzakeresinin başarısızlık ile sonuçlanacağını söylemek yanlış olmazdı.

Birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda ise bu failler arasında iştirak ilişkisi olup olmadığına bakılmaksızın uzlaşmadan sadece uzlaşan kişinin yararlanacağı söylenebilecektir. (CMK md.255)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir