anasayfa
Kapat
  • PAYLAŞ

Omurilikte Daralma Meydana Gelmesi

AnasayfaSağlıkOmurilikte Daralma Meydana Gelmesi

Omurilik Daralması

Omurilik daralması tanımlanırken esas olarak omurga kanalı darlığı olarak geçer. Bu kanal omurga kemiklerinin ortasında yer alan içerisinden omurilik ve sinirlerin geçtiği ince kanaldır. Omurga kanalı darlığı ise kanalın zamanla gerçekleşen etmenlerle daralması ve bunun sonucunda omurilik ve sinirler üzerinde baskı uygulamasıdır.

Hastaların çoğunlukla farklı rahatsızlıklarla karıştığı bu rahatsızlıkta tecrübeli doktorların ayrıntılı incelemeleri ile teşhis edilmesi gerekir. Yoğun olarak hasta bakan ve gelişigüzel şekilde hastalarıyla ilgilenen doktorlar yanlış teşhisle sıkıntıya çözüm bulamamaktadırlar. Yanlış teşhisin kolay olmasının nedeni ise hastalığın şikayetlerinin beli boyun fıtığı gibi rahatsızlıklarla da benzerlik göstermesindendir. Şikayet olguları birbirine benzese de bu rahatsızlık diğerlerinden oldukça farklıdır ve gerek cerrahi olmayan tedavi yöntemleri gerekse cerrahi müdahaleler açısından diğer vakalardan ayrılır.

Kanal darlığı çoğunlukla omurganın en fazla yükle karşı karşıya kaldığı bel bölgesinde daha sık ortaya çıkar. Ender durumlarda ise boyun ve sırt bölgelerinde de rastlanabilir. Pek çok hastada ise bu daralma omurga kanalını terk etmek üzere olan sinirlerde de baskı uyguladığı gözlenmiştir. Bunun sonucunda sinirler belden bacağa doğru ulaşarak bel, bacak ağrısına neden olur. Omuz ve kola doğru baskı olduğunda da boyun, omuz, kol ağrıları ortaya çıkar.

Omurilik Daralmasında Tedavi Seçenekleri

Hastalığın ilerlemesine göre tedavi durumları da değişiklik gösterebilir. İleri düzeyde olmayan vakalarda hasta cerrahi müdahaleler yerine daha basit düzeyde yöntemler uygulamaktadır. Bun tedavi yöntemleri yatak istirahati, fizik tedavi, ilaç tedavisi ve spinal enjeksiyon uygulamalarıdır.

Spinal enjeksiyonlarhekimler tarafından gerekli görüldüğünde uygulanan ağrıları azaltmak ve yaşamsal fonksiyonları artırmak için uygulanan anestezi yöntemlerinden biridir.

İlaç tedavisiise basit tanılı durumlarda düşük dozlu ağrı kesiciler verilirken, çok şiddetli ağrılı tanılarda ise narkotik grubu veya yüksek dozlu ilaçlar verilir.

Bir diğer cerrahi dışı tedavi yöntemi deepidural enjeksiyonlardır. Bu tedavi yönteminde ise sinirlerin etrafını saran zar tabakasının dış kısmındaki boşluğa kortizon uygulanmaktadır. Başarı sağlandığı takdirde bu yöntemin tekrarı gerekebilir.

Fizik tedaviuzmanlarınca belirlenecek olan tedavi yöntemlerinde ise, fizik tedavi uygulamaları ile ağrıyı kesmek veya belirli düzeyde ağrıyı azaltarak dayanılır hale getirmek amaçlanır. Burada kasları güçlendirerek ve hareket serbestliği kazandırılarak tedaviye yönelik bir amaç gözetilir.

Bahsettiğimiz bu tedavi yöntemleri hafif şikayetler için gerekenlerdir. Şiddetli ve ilerlemiş vakalarda ki tedaviler ise cerrahi müdahalelere kadar çeşitli yöntemler teşkil eder.

Cerrahi Müdahaleler Ne zaman Uygulanmalı?

Tıp teriminde nörojenik kladikasyon olarak tanımlanan vakalarda cerrahi müdahaleler gerekebilir. Bu durumda hastanın yürüyüş mesafesi zaman içerisinde azalır ve bununla beraber bacaklarda kramp ve kasılma oluşabilir, bacaklarda kuvvet kaybı yaşanabilir. Ayrıca idrar torbası ile bağırsak problemi yaşayan hastanın yaşam kalitesinin düştüğü durumlarda cerrahi tedavi yöntemler uygulanmaktadır.

Hastalardan gelen şikayetler arasında;
  • Yürümeye bağlı olan ağrı ve uyuşmalar, bacak kas krampları,
  • Kısa mesafe yürümelerinde bile durma ve dinlenme ihtiyacı,
  • Yürürken öne eğilim ve ağrıyı çeşitli şekillerde sonlandırmaya çalışmak,
  • Yürüyen hastanın sürekli dinlenme ihtiyacı, oturma alanı bulunmadığında bir yerlere dayanma ve tutunma isteği vardır.

Cerrahi müdahalelerde amaç omurilik kesesi ve içerisinde yer alan sinirlere olan baskını ortadan kaldırılmasıdır. Tıp alanında bu ameliyat uygulamaları ‘lomber dekompresyonolarak geçer.Bazı durumlarda kayan omurlar görülebilir. Bu vakalarda omurilik gevşetme ameliyatına ek olarak hastada görülen kayan omurların sabitlenmesi için vida yöntemi uygulaması gerekebilir.

Gerekli tetkiklerle hekimler hangi grup tedavi ve yöntem uygulanacağının belirleyerek hastalık ilerlemeden erken önlemlerle hastaları rahatlığa ulaştırabilirler. Bu nedenle hastaların şikayetleri başladığında erken teşhis için doktorlarına başvurmaları gerekmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir